Kısa veya uzun vadeli süreklilik gerektiren, bir rutine tabi olan davranışlara alışkanlık denilebilir. Nitekim insanoğlunun birçok tutumunda alışkanlık sonucunda oluşan bağımlılığı gözlemleyebiliriz.
Peki sizce alışkanlıkla bağımlılık arasında ki fark nedir?
Alışkanlıklar, geçmişten gelen aralıklı veya devamlı yapılan davranışlarken, Bağımlılık ise davranışı sürekli istemsiz bir şekilde, engelleyemediği istek ve arzularıdır.
Peki her alışkanlık bağımlılığa dönüşebilir mi?
İnsanoğlunun varoluşundan itibaren bağımlılık olgusu oluşmaya başlar. Nitekim insanlığın ilk bağımlılığı Anne’ sine duyduğu sevgiyle başlar. Bebeklikten çocukluğa, çocukluktan gençliğe, gençlikten ise yetişkinliğin her aşamasında anne objesi yer almaktadır. Bundan dolayı birçok kişi için anne bir bağımlılık örneğidir. Bağımlılık, yüksek dozla duyulan istek ve arzudur. Çoğu alanda bağımlılık bir objeye duyulan istemsiz istektir. Günümüzde ise bağımlılık duygusu madde bağımlıları üzerinden yürütülmektedir. Halbuki bağımlılık çok disiplinli bir meslek grubu gibidir. Birçok alanı içinde barındırır; Sigara, Ego, Sevilme ve Sevgi, Liderlik, Manevi ve Maddi, Seks, Alışveriş, Teknoloji, Alkol, Kumar ve bazı durumlarda Eş bağımlılığı olarak karşımıza çıkar. Bu tip bağımlılıklar insanın kendisine zarar verdiği gibi karşısındaki bireyleri de etkilemektedir. Bunları önlemek ise bazen imkansızdır. Şimdi soruya dönelim sizce alışkanlıklarımız bağımlılığa dönüşebilir mi? Aslında her bir alışkanlığın ardında gizli bir bağımlılık barınmaktadır. Bazen gün yüzüne çıkarken çoğu zamanda kilitli bir kapı gibi günün birinde açılmayı bekler. Kapı aralanmaya başlandığında ise çoğunlukla geriye dönülemeyen bir yolculuk başlar. Yolculuk dedim de aklıma Francis Scott Key Fitzgerald’ın şu sözü geldi; “Önce bir içki iç, sonra bir içki al, sonra içki seni alır.” Aslında burada anlatılmak istenilen şey başlangıçta deneyim, ilerleyişte alışkanlık ve sonuçta dönüşen bağımlılığı açık ve net bir dille özetlemiştir. Nitekim bağımlılıklar her bireyin kaçınılmaz hazin sonudur. Ve unutmamak gerekir ki bağımlılık, korku güdüsünün bir yansımasıdır. Çünkü hiçbir insan isteyerek bir şeye bağımlı olmaz.
21/90 kuralını hatırlayalım; “21 günlük uygulamanın ardından kazanılan alışkanlığı koruyabilmek için de 90 güne ihtiyacımız var kişi eğer 21 gün boyunca devam ettirdiği rutinini 90 gün daha uygulamayı başarırsa korumayı sağlamış oluyor ve bu rutin onun yaşam tarzı haline geliyor.” Kurala göre bir alışkanlığın rutin haline dönüşmesi için 21 güne, o alışkanlığın yaşam tarzına aktarılması içinde 90 güne ihtiyaç duyulmaktadır. Peki yaşam tarzına dönüşen alışkanlıklarımız bizi bağımlı yapar mı yapmaz mı? Bu sorunun cevabını siz okuyucularıma bırakıyorum.
Alışkanlık bir denizse, bağımlılık bir okyanustur. Ya denizde kulaç atmaya devam edeceksin ki, karaya çıkasın ya da kendini akıntıya bırakarak, okyanusa boyun eğeceksin. Peki ya sen insanoğlu, senin kelepçen alışkanlıkların mı yoksa bağımlılıkların mı?
Kaynakça;
https://www.twitsozler.com/guzelsozler/bağımlılık-sözleri-233
https://fikirdengirisime.com/21-90-kurali/
https://npistanbul.com/amatem/bagimlilik-turleri




Yorum bırakın