İnsan, hayatı boyunca durmayan bir döngünün içinde can çekişir. Hayatta vermesi gereken bazı sınavları, sorumlulukları vardır. İnsanın ilk sınavı, doğumunda ağlamasıyla başlar. Ve o andan itibaren yaşamı boyunca sürecek bir döngüde kendine yer bulmak için sürekli bir sınavdan geçer. Ta ki o sınav siz ölünce ve arkanızda bıraktığınız kişilerin ağlamasıyla son bulur. Tabi o ölüm seni bulana kadar sınavlara her daim tâbi tutulursun ve o sınavları geçmek için her zaman bir şeylere ihtiyaç duyarsın. Bazen hayat mücadelesi verirsin bazen ise hayatına son vermeyi tercih edersin. Tercih sana kalmış, sınavı geçmekle kalmak senin insiyatifinde, ancak savaşmayı tercih edersen bedellerinide bir şekilde katlanman gerekir. Unutma her bir sınav başka bir sınavı doğurur. Hayat çarkı devam ettikçe, sınavın zorluğuda o denli artar.

Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi’nden yola çıkacak olursak, insanoğlunu bekleyen ilk sınav, fizyolojik sınavlardır. Çünkü bireylerin alt düzeydeki güdüleri doyuma ulaşınca, birey üst düzeydeki güdülere hazır hale gelir. Yani bir üstte çıkmak için her zaman altta bulunan merdivene basmak zorundasın. Başka bir sınava geçmek için önce ilk sınavı geçmen gerekir. Ütopik bir örnek olacak ama, ölmek için önce doğmak gerekir. İnsanlarda bundan dolayı önce fizyolojik faktörlerini yani yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan bazı sınavları vermesi lazım, açlık, susuzluk ve uyuma gibi temel ihtiyaçlardan bahsediyorum. Burada devreye şans girebilir ve bazılarımız bu sınavı kolaylıkla geçer. Çünkü bu faktörler bazen ebeveynlerimiz tarafından bizlere bahşedilir. Bunun için farklı bir hayat mücadelesi vermemize gerek kalmaz. Ancak herkes o şansı yakalayamaz ve yaşama dair ilk gerçek sınav başlar. Her daim hayat mücadelesine hazır olmalısın, çünkü ya bu kurulu düzende kendine bir yer edineceksin ya da düzenin kölesi olmaya mahkum olacaksın. Sınav çetin olduğu kadar sonuçlarıda bir o kadar acı. Çünkü o şanslı insanlar her zaman sınavı senden önce verecek ve her zaman bir adım önde olacak. Tabi önde olması sınavı geçtiğini ifade etmez, sadece senden daha avantajlı bir durumda olduğunu gösterir. Sınavda, avantajı ya fırsata çevireceksin ya da mağlup ayrılmayı göze alıcaksın. Çünkü her birimiz kapitalizm tarafından belirlenmiş kurallar içinde sınav vermeye çalışıyoruz. Toplumun bize dikte ettiği bariz kurallara uymayanlar sınava alınmıyor. Eğer hayat piramitinin alt katındaysan üstte çıkmak için sınava girmek zorundasın. Eğer para kazanmak istiyorsan bitmeyen bir döngünün içinde, sınava girebilmek için mücadele etmelisin. Çünkü hepimiz için hazırlanan bir sistem var ve o sistemi çalıştıracak, modern kölelere ihtiyaç var. İşte size yüzyılın sınavı; Modern Kapitalizm. Kölecilik kavramının yeniden vuku ettiği, ancak bizlerin halen farkına varamadığımız ve gözümüzde modernize olan bir kavram.

Hazır olun sınavın koordinatlarını veriyorum, mekan olarak Dünya seçilmiş, sınavı koordine edenler parayı elinde bulunduran yani bizlerin deyişiyle para babaları, sınava girecek kişiler tüm dünya halkı, sınav saati 7/24, tabi atladığım bir kısım var, sınava girmeyi hak kazanamayan bir zümreden bahsediyorum, çünkü onların yerine başkaları sınava alınarak, sınav listesindeki isimlerin üzerine çizgi çekilmiş. Tabi ki Afrika’dan bahsediyorum. Sömürülecek bir tarafı kalmadı, bu durumda sınav için yetersiz ve sınavdan diskalifiye ediliyor. Sebebi ise basit, onlar ilk sınav olan fizyolojik mücadeleden geri bırakıldı ve bundan sonra onlar için en büyük sınav, hayatta kalma mücadelesidi oldu.

İşte yeni düzen olan Modern Kapitalist sistem, aşırı zenginlikle beraber muazzam bir şekilde dünyada, eşitsizliğe yol açtı. Birileri zenginleşsin diye bizler sınavlardan bırakıldık. Hatta bazılarımız sınava bile dahil edilmedi. Her bir rakip teker teker elendi ve sınavdan çekildi. Onlar zenginleşirken, bizler yoksullaştık hemde bunu kendi elimizle yaptık. Adeta Mısır Piramitlerine tuğla taşıyan işciler gibi bizlerde onlara sermaye taşıdık.

İşte sınav mekanı, işte sınav sistemi, sınava hoş geldin dünyalı.


Anahtar Kelimeler: Kapitalizm, Modern Köleler, Hayat Mücadelesi

Yorum bırakın