“İletişimde Network yapmak çok önemli.”

Türkiye’de Halkla İlişkiler Sektörünün Kurucusu ve 1995 Dünya Halkla İlişkiler Başkanlığını üstlenen Betûl Mardin, İletişim sektörünün bir beden gibi hareket etmesi gerektiğini, insanı sevmenin ve saygı duymanın iletişim sektöründe var olabilmek için gerekli olduğunu söyledi.

Türkiye’de Halkla İlişkiler, Gazetecilik ve Reklamcılık alanlarının birbirine karıştırıldığı bu dönemde Halka İlişkiler sektörünün kurucusu ve eski Gazeteci olan Betûl Mardin, “Halkla İlişkiler, Reklamcılık ve Gazetecilik alanların ortak yönü iletişimdir. Mesela bizler basın bültenlerimizi yayınlamak için gazeteciye nasıl ihtiyacımız var ise onlarında bizim bağlantılarımızı kullanarak haber yapmaya ihtiyacı var. Halkla İlişkilerle yapılıyor gazetede işler. Gazetecinin işine geliyoruz. Çünkü çağırıyor bizi, bir kişiyle röportaj yapmak istediğini söylüyor, bizde bağlantılarımızı kullanarak buluşmayı organize ediyoruz. Bu sektörün diğer alanlardan ayıran özellik işte bu; insan tanımaktır! İletişimde, network yapmak çok önemlidir. Bizler insanları sevmek zorundayız ve onlara her defasında mesleğimizi tanıtmak gayretinde olmalıyız.” İfadelerini kullandı.

İsim değişikliği çözüm değil!

Türkiye’de Gazetecilik ve Reklamcılık, halka ilişkilere göre daha çok biliniyor. Halkla ilişkiler ise henüz tam anlamıyla bilinmiyor. Bunun sebebinin, Türkiye’de Halkla İlişkilerin insanların anlamak istediği gibi anladığını, Halkla İlişkiler sektörünün isminden kaynaklı bir problem yaşadığını dolayısıyla toplum tarafından tam olarak algılanmadığını ve bundan dolayıda halkla ilişkilerin işlevinin ne olduğu tam olarak bilinmediğini söyledi. Sektörde bulanan belli kişiler isminin değiştirilmesini dahi düşünüyorlar, ancak Betûl Mardin bunun çözüm olmadığını, bilakis ısrarla devam etmemiz gerekttiğini ve bizlerin görevini bu mesleği herkese anlatarak, zamanla gerçek değerine kavuşacağını belirtti.

Halkla İlişkiler ülkemizde öğrenimi kolay olduğu düşünülüp, öğrenciler tarafından tercih edilen bölümler arasında. Ancak Betûl Mardin hem Türkiye’de hem de Dünya’da bu sektörün zahmetli olduğunu ve öğreniminin kolay olmadığını her defasında vurguluyor. Betûl Mardin, “Halkla İlişkileri çok kolay zannediyorlar, değil! Eğer bu mesleği yapacaksan insanı seveceksin. İnsanın itibarını gözeteceksin ki bu mesleği yapasın. Zaten kolay olduğunu düşünüp okuyan öğrenciler ilk sene aldıkları eğitimle yanıldıklarını görüyor. Bu mesleği diğer alanlardan ayıran en önemli faktör insanı sevmek ve saygı duymaktır. Gençlere değer vermek zorundayız!” dedi. Bu algı ancak gençlere değer verdiğimiz sürece kırılacak.

“Ben Ülkemizi tüm Dünya’da temsil ettim.”

Ülkede ne iş yapıldığı bilinmediği halde, kimseler ortada yokken Betûl Mardin, risk alarak arkadaşlarıyla birlikte bu mesleğin tanıtımı için faaliyetlere başladı. Zorluklar sonucu başarı elde etti. Kendisi Türkiye’nin ve Dünya’nın Halkla İlişkiler Başkanlığını üstlendi. Dünya’da bu sektörün kurucusu sayılan Dr. Edward Bernays’ın da bulunduğu 25 kişiye verilen ‘Onur Üyesi’ ünvanını alan ilk Türk oldu. Betûl Mardin: “Ben bu meslekte arkadaşlarımla birlikte ilk olmanın faydalarını çok gördüm. Kimse hayal edemezken ben Dünya’da Halkla İlişkiler sektörünün Başkanı olarak Ülkemizi tüm Dünya’da temsil ettim. Özellikle çok insan tanıdım hem ülkemizde hemde yurtdışında. Eğer bugün benim yanıma birileri geliyorsa demek ki akreditasyonumu iyi yapmışım. Tabi dezavantajı da vardı; bu mesleği anlatmak için sürekli dil döktüm, müşterim geldiği zaman bu nedir diye sorduğunda tane tane anlatmak zorunda kaldım. Tabi anlamayan müşterimde çoktu, bazı insanlar anlamak istediği gibi anlıyordu. Ama ben hiçbir zaman pes etmedim sürekli üstüne gittim ve bu mesleğe kendimi adadım.”dedi.

Yorum bırakın